dryasarsafkan.com
Yaşar Safkan
Yazılım · Sistemler · Eğitim Software · Systems · Teaching
YazılarWriting

Kadın Yazılımcı Problemi – Kafayı Yorduktan Sonra…

7 May 2014

Yazıları takip ediyorsanız, “Yahu kadın yazılımcının derdi seni neden gerdi?” diye düşünüyor olabilirsiniz.

Güzel soru.

Neyse ki, cevabı var ve en azından sorunun kendisi kadar güzel. Gerdi, çünkü birincisi, adalet peşinde koşmak için, mağdur durumda olanın kendim olmam gerektiğini düşünmüyorum. İkincisi, benim eküri Elif aktif olarak bu işle uğraşıyor. Üçüncüsü, yazılımcıyım ve problemin burnunun dibindeyim…

Siz dibinizdeki adaletsiz durumlara ilgi gösterip gerilmiyorsanız, belki beni değil, kendinizi sorgulamalısınız.

Bu noktada, okuyucuya laf çakıp, yazının burasına kadar okuyan nüfusu iyice azaltıp, “biz bize” kaldığımza göre, artık rahat rahat yazabilirim. Hani sanki buraya cinayet itirafı yazsam, savcı bile okumayacakmış gibi geliyor!

Üç aşağı-beş yukarı altı aydır bu konu üzerinde değişik yerlerde, değişik insanlarla konuşup duruyoruz. Konu hakkında ilk düşünüldüğünde akla gelmeyen şeyler, zaman içinde toparlanıp şekilleniyor…

Kadın yazılımcıların, hatta her meslek grubundaki dezavantajlı grupların yaşadığı problemler birbirine benzer aslında. Yani kadın yazılımcı ne çekiyorsa, Amerika’da zenci astrofizikçi aşağı yukarı aynı dertleri çekiyor. (Neil deGrasse Tyson’ın bu konuda iki paragraf şahane laf giydirdiği bir konuşması var; bilen bilir, maalesef burada tercüme edemeyeceğim. Ama ha buraya koyuyorum.)

Biz yine kadın yazılımıcıya dönelim… Engelleri kategorize etmeye çalışalım.

I. Meslek seçim anına kadar olan engeller.

Burada, engel derken, toplumun kadınları (yaşlar burada küçük, ama kız falan demek gibi işlere girmeyeceğim) okul öncesi çağından meslek seçme çağına, yani ortaöğretim bitişine kadar belli bir beklenti çerçevesinde etkileyip yönlendirmesinden bahsediyoruz. Burada, kadınlar, erkeklerden farklı olarak aşağıdaki şekillerde yönlendirilebiliyor:

– Eğitimi erkeklerden daha önce sonlandırmak. (“Okuyup ne yapacaksın?”, “Evlen de evinin hanımı ol.”, …)

– Kadın olarak, daha çok kadın mesleği olarak algılanan mesleklere yönelmek. (Hemşire, hostes, öğretmen…)

II. Meslekî eğitim sırasındaki engeller.

Bir kadın, meslek seçimi anına kadar olan engelleri aşıp, tepkilere rağmen meslek seçimini kendisini yazılımcı yapacak bir üniversite/bölüm’den yana yapınca, problemler bitmiyor. Burada da, mesela bilgisayar mühendisliği bölümünde, erkeklerin daha “hard-core” yazılımcı olması beklenirken, kadınların -her nedense- işin daha “hafif” kısımlarıyla ilgilenmesi gerektiği telkinleri gelebiliyor. Yani, yazılımcı olmak yerine, analist, proje yöneticisi falan gibi taraflara yönlendirme çabaları olabiliyor.

III. İşe giriş anındaki engeller.

Kadın, bölümden de kararlı bir şekilde “hard-core” yazılımcı olarak çıkmayı başarsa da, bir sonraki engel onu bekliyor. İşe alımda da şöyle düşüncelerle bilerek yada bilmeyerek karşılaşabiliyor:

– Kadından yazılımcı olmaz.

– Kadınla neden uğraşayım?

– Kadınlar ortamı bozar.

– Kadın şimdi çocuk yapar, ne uğraşacağım…

IV. İş hayatındaki engeller.

İlk işe girmekle, engeller sonlanmış olmuyor. İş hayatı boyunca da, terfi ederken veya gerçekten güç sahibi bir mevkiye gelirken, kadınlar yine engellerle karşılaşabiliyor.

Bizde çok görülmemekle beraber, aynı işi yapan erkek ile kadına, farklı ücret verilmesi ile de karşılaşmak mümkün.

Bir de, bu dört kategoriyi de ortasından ikiye bölen ikinci bir çizgi daha var ki, aslında toplam sekiz kategoriye çıkartıyor engelleri:

A. Farkında olarak yapılan engellemeler

B. Farkında olmadan yapılan engellemeler

Yani, her aşamada, bir “yanlış düşünce sahibi” ve kadınları istedikleri mesleklerden kendi kafalarındaki model yüzünden uzaklaştırmaya çalışan insanlar var. Bir de, böyle düşünmeyen, aktif olarak engel çıkartmak istemeyen, ancak farknda olmadan karşılaştığı erkek ve kadınlara meslekî açıdan farklı davranan insanlar var.

Dikkat ediyorsanız, herhangi kategorideki bir engeli kaldırmak için yapılacak herhangi bir çalışmanın, diğer kategorideki engeller üzerinde ya az etkisi var, yada hiç etkisi yok…

Bir de şöyle bir arızalı durum var: Bu engeller üzerine yapılması gerekenleri konuşmaya kalkınca, hemen kadınlara “çok çalışın meslekte ilerleyin, o zaman engel olmadığını göreceksiniz” veya “teknik olarak kendinizi geliştirin ve onlara gösterin” demeye meraklı birileri ortaya çıkıveriyor…

Diyesim odur ki…

Elbette kadınlar da mesleklerine sarılsınlar ve olabilecekleri en iyi yazılımcı olmaya çalışsınlar. Tıpkı erkeklere de aynı şeyi söylediğim gibi.

Ama, bu yukarıdaki engellerin hiç ama hiç birinin çözümü değildir.

Yani, erkeklerin çıtasının daha alçak, kadınların çıtasının daha yüksek olmasının çözümü, kadınlara daha yükseğe sıçramayı öğretmek ya da salık vermek değildir!

Hasta etmeyin adamı…

Yine Neil deGrasse Tyson’dan cümle çalıp evirerek söyleyeyim: Önce bu engeller düzelecek. Ondan sonra ancak kadından yazılımcı olur mu, olmaz mı, erkek ile kadın arasındaki hangi farklardan olur ya da olmaz tartışılabilir!